Onur DİKMECİ
| 2045 Avatar Projesi, Dijital Medeniyetin Hologram-Bilinç-Zihin Bileşimi Varlığını İfade Eder |
Rus girişimci Dmitry Itskov
öncülüğünde başlatılan 2045 Avatar Projesi İnsiyatifi aynı
zamanda 2045 Evrim Partisi olarakta kurumsallaşmıştır. Proje
nirvana olarak işaret ettiği 2045 yılında mükemmel holografik
bedenlere bilincin tam olarak aktarılmasını içermektedir. Bu
sebeple ''paralel yaşam formu tasarlayıcıları'' olarak
tanımlanmaları yanlış olmayacaktır.
2045
Girişiminin ana hedefleri : küresel uygarlık zorluklarını
karşılayan insanlığın gelişimi için yeni bir stratejinin
oluşturulması ve gerçekleştirilmesi; insanlığın manevi
aydınlanmasını destekleyen optimal koşulların yaratılması; ve
5 ilkeye dayanan yeni bir fütüristik gerçekliğin
gerçekleştirilmesidir: yüksek maneviyat, yüksek kültür, yüksek
etik, yüksek bilim ve yüksek teknolojiler.
2045
Girişiminin mega projesi, bir bireyin kişiliğinin daha
gelişmiş biyolojik olmayan bir taşıyıcıya aktarılmasını ve
ölümsüzlük dahil olmak üzere yaşamın uzatılmasını sağlayan
teknolojiler yaratmayı amaçlamaktadır. Dünyanın önde gelen
manevi gelenekleri, bilimi ve toplumu arasında mümkün olan en
eksiksiz diyalogu sağlamaya özel önem verildiğini ortaya
koymaktır.
Aslında
bu durum spirütel birikimle teknolojik envanteri sentezlemeye
yönelik iradenin amaçlandığını vurgulamaktadır.
Her
yıl düzenlenen“Küresel Gelecek 2045”
kongresi,
sibernetik ölümsüzlük teknolojilerine dayanan evrimsel
stratejinin yanı sıra bu teknolojilerin geleceğin ekonomileri
üzerindeki olası etkilerini tartışmak için bir platform
oluşturmak üzere organize edilmektedir.
2020
yılından itibaren dönemsel olarak insiyatifin ilerleme
safhalarının ise şu biçimde olması beklenmektedir:
2020-2025
Bir
robot, 'avatar' ile bağlantılı insan beyni için özerk bir yaşam
destek sistemi oluşturulması, vücudu tamamen yıpranmış veya
geri dönüşü olmayan bir şekilde hasar görmüş insanları
kurtaracaktır. Sağlam bir beyni olan herhangi bir hasta, tamamen
işleyen bir bedensel hayata geri dönebilir. Bu tür teknolojiler,
hibrit biyo-elektronik cihazların olasılığını büyük ölçüde
artıracak, böylece yeni bir devrim yaratılacak ve her türlü
elektronik-biyolojik sistemin bir arada yaşamaları sağlanacaktır.
2030-2035
Bireysel
bilincin yapay bir taşıyıcıya aktarılması için araçların
geliştirilmesiyle birlikte beyin ve insan bilincinin bir bilgisayar
modelinin oluşturulmasını içermektedir. Bu gelişme, dünyayı
derinden değiştirecek, herkese sibernetik ölümsüzlük olasılığı
verilmeyecek, aynı zamanda yararlı bir yapay zeka yaratılacak,
insanın yetenekleri artırılacak ve sıradan insanların kendi
beynini defalarca yenilemeleri veya değiştirmeleri için fırsatlar
sunulacaktır. Bu aşamadaki nihai sonuç, insanlık için insani ve
teknik umutları tamamen değiştirmektir ve böylece insan doğasını
anlamada gerçek bir devrim yaşanması öngörülmektedir.
2045
Bu
dönem, bağımsız beyinlerin sıradan insanlarınkinden çok daha
fazla kapasiteye sahip yeni bedenler alacağı zamandır. İnsanlık
için yeni bir çağ gelecektir! Enerji üretimi, ulaştırma,
politika, tıp, psikoloji, bilimler vb. - İnsan faaliyetinin tüm
alanlarında değişiklikler meydana gelecektir.
Bugün,
nanorobotlardan oluşan bedenlerin ekonomik hale gelebileceği ve
herhangi bir şekilde form alabileceği bir gelecek hayal etmek zor
görünüyor. Kontrollü madde içeren vücut hologramlarını hayal
etmek de zordur. Ancak bir şey açıktır: insanlık tarihinde ilk
defa, tamamen yönetilen bir evrimsel geçiş yapacak ve sonunda yeni
bir tür haline gelecektir. Ayrıca, uzaya geniş çaplı bir yayılma
için ön koşullar da yaratılacaktır.
Oluşumunu bu şekilde tanımlayan 2045 Avatar insiyatifi görüldüğü gibi
yalnızca teknik ve teknolojik değil spirütel-manevi aydınlanma
kavramınada vurgu yapmıştır. Bu durum bile klasik futurizmin
aslında ne kadar yavan tespitler içerdiğini kanıtlar. Her
girişimcinin oluşturduğu yakın geleceğe ait muazzam medeniyet
senaryoları bir şekilde yeni yaşam ve inanç biçiminide ortaya
koyar ve bu yönleriyle Neo Paganizm, New Age yönleri bulunmaktadır.
Bu tasarımcıların indirgemeci bir zihniyetle din ve Tanrı karşıtı
olduklarını söylemek eksik olacaktır. Evet, geleneksel dinlere ve
kültürlere aykırı projeleri ortaya koydukları bir anlamda
söylenebilir ancak refearnas aldıkları inançlar bakımından
aslında oldukça muhafazakârlardır.
2045
İnsiyatifinin, 2045 Evrim Partisi kolu da gelecek tasavvurlarını
açıklamaktadır:
Devrimsel dönemler ortaya koyulurken
ilk ruhsal devrimin Sokrates, Platon, İsa ve Muhammed gibi önderler
tarafından ortaya koyulduğu aktarılır. Bu bakış açısı klasik
peygamberlik kurumunu reddeden ve aydınlanmacı rehber olgusundan
ilham alan yaklaşımın temel parçasıdır.
Endüstri ve modern medeniyetin
sonrasında ise evrimsel stratejiyle yeni bir çağın başlaması
olarak gösterilmektedir. Bu yüksek seviye için temel kavramlar
maneviyat ve ileri teknoloji olarak anlatılırken Evrim Partisi'nin
bu süreçte herhalde kendi referanslarıyla tarihi aydınlanmacı
rehberlerin misyonlarını üstlendiğini söylemek zor olmayacaktır.
Güzellik, saflık, fedakârlığın
yaygınlaştığı buna mukabil ise sınırsız tüketim,
saldırganlık ve egozimin kontrol altına alındığı bir bilinç
seviyesinde teknolojik ilerlemeyle insanlık adına mesafe kat
edilebileceği parti mottolarındandır. Ancak günümüzün
koşulları, insanın doğası dahası tekonolojik müdahale ile
fiziksel dönüşüm yaşasa bile doğasında bulunan saldırganlık
ve yayılmacılık güdüsünün nasıl bir yöntemle olumlu netice
alınacağı meçhuldür. Bu durum eleme yöntemiyle uyumlu
olmayanların elenmeleri ve genetik müdahalelerle fiziki
kusursuzluğun yanı sıra davranışsal kusursuzluğun sağlanmasıyla
açıklanabilir. Ancak o zaman parti temel ilkesi olan etik
kavramıyla çelişmiş olacaktır. Ayrıca son derece uyumlu
canlıların yaşadığı ve refah seviyesinin en üst birimde
konumlandığı bir yaşam biçiminde kaos olmayacağı için elitler
ve siyasi ve ticari global karar vericilerde bulunmayacaktır. Bu
tarz bir yaşam biçimine evren tanıklık etmemiştir. Deyim
yerindeyse herkese ilahlık mertebesinin tavsiye edileceği yeni
sistemde elbette bu ilahları düzenleyecek ve denetleyecek bir üst
ilah grubunun da olacağını açıklayabiliriz.
Bu son cümle oldukça iddialı
addedilebilir ancak 2045 Evrim Partisi manifestosunda Neo insanlığın
ana özellikleri olarak sonsuzluk, ölümsüzlük, kozmik yaratıcılık
gibi kavramlardan bahsetmektedir.
Evrim partisi 23. ve 30. yüzyıllar
için gelecek vizyonlarını da açıklamıştır. Bu zaman
dilimlerinde;
.Kozmosa yerleşmek, sınırsız
hareket ve yayılma teşebbüsü
.Neo insanların zihinleri tarafından
kontrol edilebilen evrenlerin yaratılmaları
.Tarihin akışını kontrol edebilmek
daha anlaşılır olarak kader yazıcılığına sahip olabilmeye
muktedir bir türün oluştuğu evrenin yaşanılacağı
düşünülmektedir.
En az iki asır sonra girilmesi
beklenen bu olağanüstü dönemin yedi asır süreceği böylece
ortaya koyulmuştur. Bu durum teknolojik ilerlemeler ve 2045 Avatar
projesinin temel prensipleriyle çelişir. Çünkü günümüzde bile
sanal gözlükler kullanılmakta ve sanal dünyalar kurulmaktadır.
Bu durumda insanlığın uzaya yerleşme motivasyonlarında kırılma
meydana gelebilir çünkü bilinmeyen dünyalar, artırılmış sanal
gerçeklikler sayesinde kişilerin çaba sarfetmeksizin oturdukları
yerlerden hükmedebilecekleri platformlar olacaklardır.
2045 Evrim Partisi'nin önermesi
insanların ya da insan dışı canlıların sanal olmayan gerçek
evrenler tasarlamaları ve yönetmeleriyse bu durum yeni medeniyet
trendinde yer bulan en ütopik teori olmaktadır. Bu teoriyi
oluşturanlar, bu satırları okuyanlar ile kuşak kuşak
torunlarının yedi asır sonrasını görmeleri mümkün olmadığı
için zaman uzunluğu ve belirsizliği kavramından istifade edilerek
bir fantazyanın oluşturulduğu düşünülebilir. Ancak üst düzey
medeniyet tasavvurlarını oluşturanlar genelde kaynaklarını
tarihin belirli dönemlerinden almaktadırlar.
Pico Della Mirandola'nın öğretesi
Tanrı'nın öldürülmesi ve ancak bu biçimde kutsanacağı kavramı
üzerine kurulmuştu ve tanrıyı doğuran kutsal anne kavramı
geleneksel yaratacının ötesindeydi. Bu durumda Itskov ve ekibinin
aslında ne denli muhafazkâr oldukları görülmektedir. Aslında
teknolojik cümleler dışında ana düşünce bütünüyle Mirandola
felsefesini yansıtmaktadır.
![]() |
| Mirandola felsefesi, 2045 Evrim Partisi'ne ilhâm vermektedir |
2045 Avatar insiyatifinin vurguladığı
konulardan birisi de dinler arası diyalog kavramıdır. Bu anlamda
yuvarlak masa toplantıları, Dalai Lama'nın hareketi destekleyici
beyanatları, Hindu keşişlerin Transhümanizm ile ilgili
görüşlerine yer verilmektedir.
Bu görüşlerin temel argümanları
ise ölümsüzlüğün kutsanmaları ölümün olması durumunda
bunca teknoloji ve bilgi birikiminin Hiçbir işe yaramayacağıdır.
![]() |
| Dinler arası diyalogcu Dalai Lama, 2045 insiyatifini desteklemektedir. Din-Diyalog-Tablet sentezi ve Neo İnanç |
Dinler arası diyaloğun asıl
misyonunu İslâmiyet'i tahrip etmek olarak ortaya koyan indirgemeci
zihniyet böylece güncellenmeye muhtaçtır. Diyalog aslında geçiş
sürecinin ürünü olarak düşünülmüştür ve her dinin genel
prensiplerinden oluşturulması düşünülen ortak din kavramıyla
ilgisi yoktur. Transhümanistlerin sahiplendikleri, kurguladıkları
ya da oluşturdukları diyalog kavramının nihai sonucu semavi
geleneksel dinlerden müteşekkil evrensel din değil yeni yaşam
biçimlerine uygun olarak oluşturulmuş dijital-inanç biçimidir.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder